<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Evlilik , Evlilik Danışmanlığı , Evlilik Danışmanı , Evlilik Sorunları</title>
	<atom:link href="http://www.evliler.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.evliler.net</link>
	<description>Evlilik , Evlilik Danışmanlığı , Evlilik Danışmanı , Evlilik Sorunları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Feb 2012 03:10:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>Evlilik</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-22.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-22.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 03:10:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2567</guid>
		<description><![CDATA[Süslü bi karta basılmış "düğünümüzde sizleride görmekten mutluluk duyarız" ibaresiyle başlar herşey.. Ve bireyler kendini yeni ve çift kişilik bir hayata hazırlar daha doğrusu hazırlamaya çalışırlar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Süslü bi karta basılmış &#8220;düğünümüzde sizleride görmekten <a href="http://www.evliler.net"title="mutluluk" >mutluluk</a> duyarız&#8221; ibaresiyle başlar herşey.. Ve bireyler kendini yeni ve çift kişilik bir hayata hazırlar daha doğrusu hazırlamaya çalışırlar.</p>
<p>Bir evliliğe başlamak için aşk yeterli bir sebep değildir çünkü. Saygı, güven ve ilgi olmadan eksik ve hatalı bir sorumluluk yüklenilir..</p>
<p>Saygı neden gerekli?<br />
Gerekli çünkü, bir insana insan olduğunu hatırlatan unsurlardan biridir. Yaratılış gereği herkes karşısındaki kişiden bunu bekler. Düşünün; eşinin sosyal hayatta katıldığı bir aktiviteyi onaylayıp, destek olmak vardır birde o aktiviteyi küçümseyip, saçma ve gereksiz bulup eşin hevesini kırmak vardır. Sizce bunlardan hangisini yaparsak karşımızdaki ona saygı duyduğumuz kanısına varır?<br />
Saygısızlıksa, çok <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a> süren bi evliliği biterecek unsurlardan biridir. Ne demiştik, kadın veya erkek hiç farketmez, her insan saygı görülmeyi ister.</p>
<p>Ve büyük sorunlardan biride GÜVEN!<br />
50 yıl aynı yastığa baş koyduktan sonra, yolları ayırabilecek kadar büyük olan bir sorun hatta.. Bir kitapta okumuştum, 40 senelik bir <a title="evlilik" href="http://www.evliler.net">evlilik</a> , ailenin mutluluğunu çekemeyen biri yüzünden bitiyor. O &#8216;biri&#8217; adama karısının onu aldattığını söyleyip deliller sunuyor. Adamda buna kanıp karısını dinlemeden boşuyor. Ve karısının onu aldatmadığını ayrıldıktan bi müddet sonra öğreniyor. 40 koca sene, neredeyse bi ömrün yarısı..<br />
Yani demem o ki, bir evliliği ayakta tutan güvendir. İnsan kendini ve evliliğini gözü kapalı emanet edebiliyorsa eşine, uzun yıllar aynı yastığa baş konulacak demektir..</p>
<p>Gelelim, şirin ama önemli bi sorun olan İLGİ&#8217;ye..</p>
<p>Bir ailede bireyler arasında ilgi olmazsa ne olur? Kısa ve öz bir yanıt; kişi evliliğinden ve eşinden soğur. Soğur çünkü ilgi eşittir sevgi demektir. Bir ailenin tadı tuzudur işten geldikten sonra esiyle ve çocuklarıyla sohbet edip günlerinin nasıl geçtiğini soran baba.. Ve bi ailenin çiceğidir her sabah eşine ve çocuklarına kahvaltı hazırlayan, ailesiyle ilgilenen bi anne.. Mesela bir kadın akşam eve geleceği bi saati bilmese, gecenin 3ünde 4ünde eve gelse ve adam bunu umursamasa ne sıkıcı bir aile olur öyle değil mi? Bi süre sonra aile bireyleri bu durumu farkedip evliliği beceremedikleri için ayrılsa.</p>
<p>Sahi siz hiç rastladınmı süslü bir kartta &#8221; <strong><a title="boşanma" href="http://www.evliler.net">boşanma</a></strong> davamızda sizleride görmekten mutluluk duyarız&#8221; ibaresine.. Eminim rastlamamışsınızdır, çünkü hiç kimse bir evliliği yürütemediğine şahit ettirmek istemez, mutlu bir aile olunacağına dair söz verirken yanında olan eşi dostu..</p>
<p><strong>Hatice Ramazanoğlu.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-22.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilikte Eş Seçiminde Dikkat Edilecek HususLar</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilikte-es-seciminde-dikkat-edilecek-hususlar.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilikte-es-seciminde-dikkat-edilecek-hususlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 22:40:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[eş seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte eş secimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[Evlilikte Eş Seçiminde Dikkat Edilecek HususLar
ZIT karakterler misiniz, yoksa birbirini tamamladıkları düşünülen çiftlerden mi? Belki de benzerliklerinizdir sizi bir arada tutan ve yaşamınızı kolaylaştıran. Aile Danışmanı Serhat Yabancı, evliliklerdeki eş seçimlerinde genel kabul gören teorilerin arasında 3 temel kriter bulunduğunu söylüyor: “Tamamlayıcılık, benzerlik ve zıtlık ilkesi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ZIT TERCİH SEÇİMİ</p>
<p>Bu 3 kriterden “zıtlık ilkesi” yaşamını merak, heyecan ve farklılık üzerine kuran kişilerin tercihi olarak biliniyor. Tarafların depresyonda olmalarının eş seçiminde zıt tercihler yapmalarının da büyük etkisi bulunuyor. Türkiye’de en az rastlanan <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a>lerin bu tip evlilikler olduğu belirtiliyor.</p>
<p>TAMAMLAYICI SEÇİM</p>
<p>Tamamlayıcılık ilkesinde ise kişi, eş seçiminde tercihini kendisinde olmayan vasıflara sahip adaydan yana kullanıyor. Bu, evliliklerde bütün olabilmek ve gerekli adımları<br />
atmak adına doğru seçim olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte bu tip evlilik yapmak da her zaman yeterli olmuyor ve tamamlandığı düşünülen yönlerde eksiklikler<br />
çıkabiliyor. Serhat Yabancı, toplumumuzdaki “mantık evlilikleri”nin bunun bir örneği olduğunu söylüyor.</p>
<p>BENZERİNİ SEÇMEK</p>
<p>Kişinin kendi kültürüne, inancına, eğitim ve ekonomik düzeyine uygun adayla evlenmesi, özellikle Türkler arasında herkes tarafından desteklenen bir seçim olarak görülüyor.</p>
<p>Bu açıdan benzerlik ilkesi, toplumumuzda rastlanan en uygun evlilik çeşidi olarak dikkat çekiyor. Adayların meslekleri, doğup büyüdükleri topraklar, düşünce yapıları, hatta boylarının denkliği bile beraberinde destekleyici bakış açılarını getiriyor. Büyükler, damadın veya gelinin kültürel benzerliği, aile yapısı ve mesleğiyle ilgilenirken, yaşıtları, daha çok estetik uygunluk, boy uyumu ve tarafların birbirine gösterdiği ilgiye odaklanıyor. Bu tavırlar ilişkinin evliliğe gitmesini hızlandırıyor.<br />
Aile Danışmanı Serhat Yabancı, ülkemizde yapılan <strong><a title="evlilik" href="http://www.evliler.net">evlilik</a></strong> lerin tamamlayıcılık ve en çok da benzerlik ilkeleri üzerine gerçekleştiğini söylüyor.</p>
<p>Evleneceğimiz kişiyi kafamızda tasarlarız&#8230;</p>
<p>“Aslında hepimiz evlilik tercihimizi yaparken zihnimizde bir eş profiliyle gezeriz” diyen Aile Danışmanı Serhat Yabancı, yaşadığımız aşkların anlatıldığı gibi rasgele olmadığını söylüyor. Yabancı’nın belirttiğine göre “yıldırım aşklarda bile zihnimizde âşık olduğumuz kişinin bir görüntüsü var.” Serhat Yabancı, bunun her insanın evleneceği kişiyi kafasında kısmen de olsa tasarladığını gösterdiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>YANLIŞ NEREDE?</p>
<p>Yanlış evliliklerin oranının bu kadar yüksek olmasının altında o dönemdeki ruh halleri ile günün şartlarına ve duygularına yenik düşülmesinin yattığını söyleyen Serhat Yabancı, “uyumsuz çiftlerin evliliklerinin devam etmeme nedenini, sorunların evlilik sonrası çözüleceğine dair duyulan yanlış inanca bağlıyor.</p>
<p>Akıllı kadın, sizi anlayacak kadın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilikte-es-seciminde-dikkat-edilecek-hususlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Sorunları</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 22:24:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Hazırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Uzman Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Evliler]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik Sorunları
İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
<div><strong> </strong></div>
<div>İlkokul yılları uyumlu geçen bir çocuğun ergenlikte tepkilerinde ve davranışlarında beliren değişmeler pek çok ana babayı hazırlıksız yakalar ve şaşırtır. Çünkü ana babalar çocuk büyüdükçe daha uslanır daha az sorun çıkarır sanırlar. Her şeyin yoluna girdiğini sandıkları bir dönemde birden ortaya çıkan huysuzluklara, tedirginliğe ve nedensiz öfke patlamalarına bir anlam veremezler. Eve dilediği gibi girip çıkan, hiçbir şeyi beğenmeyen en ılımlı uyarılara sert karşılıklar veren genç karşısında, soğukkanlı kalamazlar. Çünkü gençteki değişmeyi ergenlik dönemine bağlamak istemezler. Bu nedenle onların tepkileri de sert olur. Sevecen ve yumuşak bir yaklaşımı bile geri çeviren, üstüne varılınca öfkeden deliye dönen genç karşısında bocalar, nasıl tutum takınacaklarını bilemezler. Çocuklarının kendilerinden uzaklaştığını, hatta kendilerine düşman gözüyle baktığını anlayınca üzüntüye kapılırlar. Öğütleri batar, iyi niyetli sözleri geri teper. Böylece iletişim kopar, ilişkiler karşılıklı bağrışmaya ve meydan okumaya dönüşür. Gencin kurallara aldırmayışı, yasaklara boş verişi onları çileden çıkarır. Bu evde yaşanmaz! Diye kapıyı çarpıp sokağa çıkan genç bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi neşeli eve dönebilir, anasıyla şakalaşıp kardeşine takılabilir. Odasına kapanıp müziği sonuna dek açabilir. Ertesi gün sınavı varken telefon başına geçip yarım saat önce ayrıldığı arkadaşlarıyla uzun uzun konuşur. Sınavı hatırlatılınca, Ben ne yaptığımı biliyorum, dersime çalıştım bitti diyebilir.</div>
<div></div>
<div>Ana babaları daha da şaşırtan gencin dışarıda sıkılgan davranırken evde bu kadar huysuz, sinirli, tedirgin oluşu ve her şeye tepki göstermesidir. Eş dost yanında saygılı, uslu, akıllı davranırken evde ters, aksi, suratsız, güç beğenir ve değişken oluşunu bir türlü anlayamazlar. Çevreden , çocuklarıyla ilgili övgülü sözler duyan ana baba birbirine bakışmadan edemezler.</div>
<div></div>
<div>Gencin kendisine karşı duyduğu yabancılık duygusu öyle yoğunlaşabilir ki, kendisinin bu evde istenmediğini, değer verilmediğini düşünür. Kendisi haklı, ana babasının tepkilerini, anlayışsızlıklarını abartır, baskılarını, kısıtlamalarını yana yakıla anlatır. Kısacası kimse onu anlamıyordur. Oysa genç kendi kendisini de anlamakta güçlük çekmektedir. Ailesine karşı keskin bir eleştirici olmuştur, ama kendi iç çelişkisini, durmadan değişen ruhsal durumunu, aşırı tepkilerini doğru değerlendiremez.</div>
<div></div>
<div>Onu en iyi anlayan artık arkadaşlarıdır. Kendisi gibi evden kopan, bağımsızlık arayan arkadaş kümesine sığınır. Orada kendisine değer veren, sıkıntısını paylaşan, birlikte eğlenen yaşıtları vardır. Arkadaş seçimine karışılması ya da arkadaş ilişkisinin koparılması bu çağda genci en sert tepkilere iter. Ana babasıyla çatışması doruğa varır. Evden kopan ve evi akşamdan akşama otel gibi kullanan gence karşı ana baba da aldırmaz davranamaz. Yasaklar konur, kısıtlamalar getirilir. Bu önlemler aşırıya giderse genç, derslerini savarak, ana babadan habersiz okulu asarak tepkisini belli eder. Kız erkek arkadaşlığı konusundaki aşırı kuruntularda genci sıkar. Kiminle geziyordun, neden geç kaldın? Gibi sıkıştırmalar ve güvensizlik öfke patlamalarına yol açar. Madem ki bana güvenmiyorsunuz, ben be bildiğim gibi davranırım diyebilir. Bu nedenle çok tutucu aileden gelen kızların kaçamak ilişkilere daha sıkı yöneldikleri görülür.</div>
<div></div>
<div>Arkadaş kümesinin genç üzerindeki etkisi arttıkça ana babaların da tedirginliği artar. Ana-babalar derslerin aksamasını haylazlığını, başına buyruk davranışını hep arkadaş topluluğunun kötü etkisine bağlarlar. Ana babaların sandığının tersine bir genci arkadaşları ayartmaz, çoğunlukla genç kendi eğilimine uyan gençleri arar bulur. Okuldan sık sık kaçan gençlerin ortak      bir özelliği vardır. Hepsi de okulda başarısız olan gençlerdir. Genel bir kural olarak gencin ailesiyle çatışması büyüdüğü oranda arkadaş kümesinin ayartıcı etkisine kapılma olasılığı artar.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Danışmanına Neden Gitmeliyiz</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-danismani/evlilik-danismanina-neden-gitmeliyiz.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-danismani/evlilik-danismanina-neden-gitmeliyiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 22:22:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik Danışmanına Neden Gitmeliyiz
Evlilik danışmanlığı her ne kadar evli bireylerin başvurduğu bir yer olarak gözükse de aslında evlilik kararı alınmadan da gidilmesi gerekilen yerlerdir. Bireylerin kendilerini evliliğe hazır hissettikleri düşünmeleri üzerine yanlış adımlar atarak mutsuz sonuçlar doğuracak işlere karışmamaları için uzman bir evlilik danışmanından yardım almaları gerekmektedir. Her şey gözüktüğü gibi değildir bireyler hazır hissederler sabırsız davranışlar sergilerler ve evliliğin hemen sonrasında sıkıntılı günler onları beklerler. Bu yüzden evlilik danışmanlarını kapısını aşındırmak doğru bir yol olacaktır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a> Danışmanına Neden Gitmeliyiz</strong></p>
<p>. Evliliğe atılan adımlar sonrasında aşk ölüyor gibi gözükse de gerçek aşkı yakalayan bireyler pes etmeyip hayatlarını renklendirebilirler. Evlilik öncesi kaybetme korkusu olduğu için hayat adeta toz pembe olarak gözükse de evlilikten sonra gerçek hayatın ne demek olduğunu anlaşılır. Bu yüzden evlilik danışmanlarının günlük hayatımızda ki önemi büyüktür. Evlilik danışmanlarına sadece evli bireyler yahut evlenecek bireylerin gitmesi çok yanlıştır. Hayatında sürekli yanlış bayanı yada beyi seçebilen kişiler vardır. Mutsuzum, yanlış kişi ile birlikte oldum, sürekli aynı hataları yapıyorum gibi düşüncelere kapıldığınızda doğru olanı gösterebilecek ve doğruları kendi gözlerinizle gösterebilecek kişiler sizlere danışmanlık yapmak için bekliyorlar. Evlilik öncesi flört dönemlerin de yaşanılan bazı sorunların üstesinden gelinemeyebilir. Bu sorunlar ilişkilerin zedelenmesine yada bitmesine sebep olabilir.Daha sağlıklı ilişkiler ve iletişim için Evlilik danışmanlarından yardım almalıyız.</p>
<p><strong><a onmousedown="UntrustedLink.bootstrap($(this), &quot;7711e&quot;, event);" rel="nofollow" href="http://www.evliler.net/" target="_blank">WwW.evLiLer.Net</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-danismani/evlilik-danismanina-neden-gitmeliyiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evliligin Hayatımızdaki Etkileri..</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evliligin-hayatimizdaki-etkileri.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evliligin-hayatimizdaki-etkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 23:23:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[evliler sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2595</guid>
		<description><![CDATA[Evlendikten sonra düşünmeniz gereken bir eşiniz olduğundan dolayı her şeye dikkat etmeniz gerekecektir bir karar alırken ona göre karar almaya özen göstermeniz gerekir çünkü size doğru gelen bir karar her zaman eşinize doğru gelmeyebilir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Evlendikten sonra düşünmeniz gereken bir eşiniz olduğundan dolayı her şeye dikkat etmeniz gerekecektir bir karar alırken ona göre karar almaya özen göstermeniz gerekir çünkü size doğru gelen bir karar her zaman eşinize doğru gelmeyebilir bundan dolayı karar alırken eşinize danışmayı ihmal etmemelisiniz.Bu her yaptığınızı söyleme anlamına gelmez ancak eşinizin sizin ne yaptığınızdan haberdar olmaya hakkı vardır bu tek taraflı değildir aynı şekilde sizinde eşinizin ne yaptığı hakkında bilgiye sahip olmanız doğaldır.Bundan dolayı bu olay tek taraflı değildir.İlerleyen yıllarda yuvanıza birde minik bir yavru eklendiğinde artık hayat tamamen kişisellikten çıkar bir aile olma yoluna girer bu adımdan sonra artık her konu farklı olacaktır.</p>
<p><a title="evlilik" href="http://www.evliler.net/evlilik" target="_self"> Evlilik</a> kararını gerçekten iyi düşünerek ve iyi analiz ederek vermelisiniz eğer siz böyle bir şeye hazır değilseniz kendinizi böyle yaşamaya uyumlu hissetmiyorsanız, bu konudaki şüphelerinizi evleneceğiniz kişiyle paylaşmanız gerek çünkü evlendikten sonra bekarken yaptıklarınıza devam etmeniz halinde bazı tavırlarınız onun için sizin için olduğu kadar doğal gelmeyebilir belki sizde bundan rahatsız olacaksınız ve bu aranızda bir probleme sebep olacak, bu yüzden <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a> hususunda her zaman karşılıklı istişare halinde olmanın faydası büyüktür çünkü insanın bir anda uzun yıllardan beri edindiği alışkanlıkları değiştirmesi kolay değişdir.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evliligin-hayatimizdaki-etkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Üzerine</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-uzerine-2.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-uzerine-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 10:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[bir yastıkta kocamak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik hazirligi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik üzerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2591</guid>
		<description><![CDATA[‘’Evlilik büyük iştir’’ der büyüklerimiz. Haklılar.. çünkü evlilik sonrası toplumun en küçük birimi, çekirdeğini oluşturur; Aile. Aile kurmak isteyen bireyler birbirlerini görmeden, mantık evliliği ile evlenirler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>‘’<a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a> büyük iştir’’ der büyüklerimiz. Haklılar.. çünkü evlilik sonrası toplumun en küçük birimi, çekirdeğini oluşturur; Aile. Aile kurmak isteyen bireyler birbirlerini görmeden, mantık evliliği ile evlenirler. Bu ise çok yanlış ileride, birbirini tanımayan bu iki yetişkin kavgalara, sorunlara, küskünlüklere neden olabilirler. Hatta boşanabilirler. Boşandıktan sonra çevreye  kötü bir etki bırakırlar. Yeni neslin aklında ‘’<a title="evlilik" href="http://www.evliler.net"><strong>evlilik</strong></a> iyi bir şey değil’’, ‘’evlenmemeliyim’’ gibi düşünceler belirir çünkü. Oysa ‘Aşk Evliliği’ olsa evlilikler, eminim ki boşanma, ayrılma oranlarında düşüş yaşanacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her şey kuşe bir kağıda matbaada yazdırılmış ‘’bu <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a> günümüzde sizleri de aramızda görmekten <a href="http://www.evliler.net"title="mutluluk" >mutluluk</a> duyarız’’ cümlesiyle başlar aslında. Eş-dost akraba gelir eğlenceye. Eğlence biter ve giderler tabi ‘’Allah bir yastıkta kocatsın’’ nüktesi ile. Derken günler, haftalar, aylar geçer küçük bir sorun belirir uzun yola çıkan çiftin karşısına. Gaflete düşüp ‘’olmuyor’’ deyip bitirirler evliliği. ’Allah bir yastıkta kocatsın’’ sözü ile kalır gelen eş-dost. Çocuk yapılmışsa, olanlar genelde çocuğa olur. Ya annesiz büyür, ya da babasız. Biriyle yaşıyorsa diğerini daha az görür. Büyüdükçe az gördüğü ebeveynini daha çok sever. Ve bir gün gelir o çocuk da büyür, acılarıyla. Evlilik çağına gelir, evlenir. Eşiyle sorun yaşar bir süre sonra, akılda belirir bir şey ‘’annem-babamda böyle yapmıştı, yapmamalıyım’’ ya da direk gaflete düşer büyükleri gibi, nefse yenilip bitirir evliliği. Bir kere daha zedelenir toplum, toplumun yapısı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hiçbir şey basit olmamalı hayatta. Üstelik hayatın gidişatını belirleyen olaylar asla küçümsenmemeli, göz ardı edilmemeli. Aksine büyük düşünüp, çözüme gidilmeli. Son olarak ‘’<a title="evlilik" href="http://www.evliler.net"><strong>evlilik</strong></a>, büyük iştir. Büyük düşünün büyük yanlışlar yapmak zorunda kalmayın’’diyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>HAMİT IŞIK.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-uzerine-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-23.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-23.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 16:45:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[aşk evlilikleri]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[günümüz evlilikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2587</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzün evlilikleri oldukça hızla bitip tükenmekte , ve bunları gören gençler evliliğe hiç sıcak bakmıyor.
Kimisi cinsel yaşam için evleniyor , kimisi evde kalmayayım korkusu ile.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzün <a title="evlilik" href="http://www.evliler.net"><strong><a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a></strong></a> leri oldukça hızla bitip tükenmekte , ve bunları gören gençler evliliğe hiç sıcak bakmıyor.<br />
Kimisi cinsel yaşam için evleniyor , kimisi evde kalmayayım korkusu ile.<br />
Artık <a title="aşk evlilikleri" href="http://www.evliler.net"><strong>aşk evlilikleri</strong></a> nin dibi bile gözüküyor , şimdi eskiler gibi kadınlar okumamış değil.<br />
Elleri para gördüğü için kendilerini önemsemeye başladılar , eğitim seviyesini yükselttiler.<br />
Canına tak eden en ufak şeyde  ben kendime yeterim deyip çoluğunu  çocuğunu görmemekte.<br />
Kimileri ise evladını düşünüp acının demini çekip , içini kemirtmekte.</p>
<p>Gençler &#8220;aşk&#8221; evliliğine fazla sıcak bakmıyor , baksalar bile duygu ve mantığının arasında sıkışıp kalıyorlar.</p>
<p>Bocalayıp savaşıyorlar ve partnerler birbirlerini ezip yaralıyorlar.<br />
Şimdi ki gençlerimiz mantık evliliğini ve  rahat yaşamı tercih ediyor.<br />
Hayatın kuralı bu mu ?</p>
<p>“Zenginler  gülsün , fakirler ölsün ! “</p>
<p>Kimi zihniyete göre fakirler sevemez.<br />
Sevse bile maddiyat  giriyor ortalığa , insanların düşünce yapısı zorlaştıkça hayatları ve <a title="evlilik" href="http://www.evliler.net"><strong>evlilik</strong></a> leri de öyle olmaya devam ediyor . Hayatı zorlaştıran imkanlar değil , hayatı zorlaştıran düşüncelerimizi ele geçiren egoist yanımız.<br />
Biraz mantığımıza kulak verip benimsesek belki her şey değişebilir.<br />
Mesela kayınvalide sorunu oldukça meşhur sorunlarımız arasındandır , bende bir genç kızım ve düşünüyorum da sevdiğim adamı doğuran kadına verilen isim kaynana .<br />
Ne mübarek kadındır ki o ; sevdiğim adamı eşimi bana bahşediyor.<br />
Empati kuralım , kurduralım . Onun annesi benim annemdir deyip daha yapıcı olalım.<br />
Bizimde evimizde gelin var şimdi elbet;  “ -başa gelmeden bilmezsin” sözleriniz kulaklarımı tırmalıyor.<br />
Biz ailece gelinimize yapıcı ve empati kurarak yaklaşıyoruz ve sorunlar kalkıyor.<br />
Demem şu ki hepsi içimizde bitiyor. Hep eksiksin yanımda diyorum ya sana , yokluğa küfür ediyorum sanki.</p>
<p>- Gel&#8217;sen ve gitmesen.</p>
<p>Sinem Tetik</p>
<p>son sözüm şudur ki ;</p>
<p>“Yapıcı olun , yıkıcı değil.”</p>
<p>Sinem Tetik</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-23.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Programları</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-programlari.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-programlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 07:59:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[desti izdivaç]]></category>
		<category><![CDATA[evlendirme programları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik programları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2584</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanların en gözde gündüz kuşağı yayınları, evlilik programlarıdır. Esra Erol’la İzdivaç, Dest-i İzdivaç vs.. isimli programlar, azımsanmayacak bir izlenme oranına sahiptir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanların en gözde gündüz kuşağı yayınları, <a title="evlilik" href="http://www.evliler.net">evlilik</a> programlarıdır. Esra Erol’la İzdivaç, Dest-i İzdivaç vs.. isimli programlar, azımsanmayacak bir izlenme oranına sahiptir. Çıkış noktası aile birlikteliği olsa da, reyting kaygısı ön plana çıkmış durumdadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eminiz birçok kişi izliyor yada en azından izlemiştir. Hayatında aradığı kişiyi bulamamış kişilerin katıldığı gibi, özel yeteneklerini sergilemek isteyenler de katılmaktadır. Tartışmalar, aşağılamalar, kötülemeler, <a title="evlilik programları" href="http://www.evliler.net">evlilik programları</a> nın belki de üzerinde en fazla durduğu konulardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a> çok kutsal bir müessesedir. Herkesin bir gün tattığı yada tatmak istediği bir <a href="http://www.evliler.net"title="mutluluk" >mutluluk</a>tur. Bu <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a>luğu ilk kez yaşayacaklar yada daha önce istediği gibi bir <a title="evlilik" href="http://www.evliler.net">evlilik</a> yapamamış olanlar, evlilik programlarını bir çıkış yolu olarak görürler. Herkes büyük hayallerle katılır programa. Fakat çoğu zaman sonu hüsranla sonuçlanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kimi adayların geçmişte yaptığı bir hata, kimi adayların ailevi sorunları çıkar karşılarına. Aylarca hiç talibi gelmeyenler olduğu gibi, hergün talibi gelen adaylarda bulunuyor. Nadiren de olsa, evlilik programlarında tanışıp, evlenen çiftleri de görmekteyiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kısacası, evlilik programlarına katılmayı düşünenlere, çok büyük beklentiler içerisinde olmamalarını tavsiye ediyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-programlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Hazırlıkları</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-hazirliklari-4.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-hazirliklari-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 07:56:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[düğün salonu kiralamak]]></category>
		<category><![CDATA[düğün yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik hazırlıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2581</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik hazırlıklarının son aşaması düğün gecesinin planlanmasıdır. Herkes kusursuz bir düğün gerçekleştirmek ister. Hem kendilerinin, hem de düğüne gelecek tanıdıklarının eğlenmesi için gereken her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlarlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a> hazırlıklarının son aşaması düğün gecesinin planlanmasıdır. Herkes kusursuz bir düğün gerçekleştirmek ister. Hem kendilerinin, hem de düğüne gelecek tanıdıklarının eğlenmesi için gereken her şeyi en ince ayrıntısına kadar planlarlar. Peki ama nedir bu hazırlıklar?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlk olarak düğün salonu seçilir. Gelecek kişi sayısına uygun ve amaca en iyi şekilde hizmet edecek bir düğün salonu kiralanır. Düğünler genel de yaz mevsimin de yapıldığından, açık hava düğün salonları tercih edilir. Havadar ve kapalı bir mekana göre daha serin olması büyük bir avantajdır. Düğünün açık havada yapılmasının bir diğer avantajı, havai fişek gibi gösterilerin yapılmasına olanak sağlamasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Düğünlerin olmazsa olmazları arasında canlı müzik yer alır. Şarkı söyleyen kişi, komutlarıyla geceye katılanları yönlendirmelidir. Düğün salonu kiralanırken bu konu üzerinde özellikle durulmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Evlilik hazırlıkları görüldüğü gibi hiç kolay değildir. Fakat bu hazırlıklar her ne kadar zor olsa da bir o kadar da keyiflidir. Çünkü biliyorsunuz ki, tüm bunların sonunda sevdiğiniz kişi ile bir ömür beraber olacaksınız. Bu hazırlıklar size zor geldiğinde, hep bu düşünce aklınıza gelecek ve kendinizi <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a> hissedeceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-hazirliklari-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Hazırlıkları</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-hazirliklari-3.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-hazirliklari-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 20:09:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik Danışmanı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Hazırlığı]]></category>
		<category><![CDATA[evlenirken gelinlik seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğe hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik hazirligi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik hazırlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2578</guid>
		<description><![CDATA[Evlilik hazırlıklarının bir diğer aşaması, yerleşilecek evin döşenmesidir. Mobilyalar, beyaz eşya, halı, perde vs. ayarlamak çok kolay bir iş değildir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a> hazırlıklarının bir diğer aşaması, yerleşilecek evin döşenmesidir. Mobilyalar, beyaz eşya, halı, perde vs. ayarlamak çok kolay bir iş değildir. Hem bütçenize göre hareket etmek zorundasınız, hem de gözünüze hoş gelen eşyaları almalısınız. İyi bir araştırma, tanıdıklara danışma bu konu da sağlıklı bir karar vermenizi sağlayacaktır.</p>
<p>Evinizi ayarladıktan, eşyalarınızı yerleştirdikten sonra diğer aşamaya geçilir. Gelinlik ve damatlıkların alınmasına.</p>
<p><a href="http://www.evliler.net"title="evlilik hazırlığı" >Evlilik hazırlığı</a> yaparken, kız için beklide en önemli şeydir gelinlik. Her genç kızın hayalidir, kendisini beyaz gelinlikler içinde görmek. <a title="evlilik" href="http://www.evliler.net">Evlilik</a> tarihine kadar, hep hayalinde canlandırır istediği gelinliği. Erkeklere tavsiyemiz, gelinlik konusunda çok fazla müdahale etmemesidir. Çünkü istediği gelinliği alamamış bir kız, her şey ne kadar güzel olursa olsun mutsuz olur. Bu mutsuzluğu da size yansıtır.</p>
<p>Erkekler için damatlık o kadar önemli değildir. Tabii ki her insan şık olmak ister. Fakat erkek için ilk olarak, düğünün kazasız belasız atlatılması ve müstakbel eşinin <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a>luğu gelir. Bu durum yanlış anlaşılmasın. Elbette kız da müstakbel eşinin mutlu olmasını ister. Fakat genel anlamda bayanlar bu konuda biraz daha ince düşünmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-hazirliklari-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

