<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Evlilik , Evlilik Danışmanlığı , Evlilik Danışmanı , Evlilik Sorunları</title>
	<atom:link href="http://www.evliler.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.evliler.net</link>
	<description>Evlilik , Evlilik Danışmanlığı , Evlilik Danışmanı , Evlilik Sorunları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Mar 2012 10:42:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Evlilik danışmanına ne zaman gitmek gerekir?</title>
		<link>http://www.evliler.net/genel/evlilik-danismanina-ne-zaman-gitmek-gerekir.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/genel/evlilik-danismanina-ne-zaman-gitmek-gerekir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 10:42:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[danışman]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik Danışmanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2652</guid>
		<description><![CDATA[Oluşturduğunuz çözüm stratejileri işe yaramıyorsa, boşanma sözcüğü çok kullanılamaya başladıysa, güç mücadelesi ilişkiye hakim olduysa, “hiç konuşamıyoruz”, “artık anlaşamıyoruz” duygusu iyice hakim olmaya başladıysa ya da sabahlara kadar konuşup da ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oluşturduğunuz çözüm stratejileri işe yaramıyorsa, boşanma sözcüğü çok kullanılamaya başladıysa, güç mücadelesi ilişkiye hakim olduysa, “hiç konuşamıyoruz”, “artık anlaşamıyoruz” duygusu iyice hakim olmaya başladıysa ya da sabahlara kadar konuşup da bir sonuca ulaşamıyorsanız, var olan dengenin size artık iyi gelmediğini, ikinizin de hayat kalitesini bozduğunu farkettiyseniz ve birlikte devam etmek istiyorsanız, bunların hepsi ya da bir tanesi evliliğinizde mevcutsa <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a> danışmanına başvurmanız gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/genel/evlilik-danismanina-ne-zaman-gitmek-gerekir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyo-kültürel faklılık uyumu güçleştiriyor</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/sosyo-kulturel-faklilik-uyumu-guclestiriyor.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/sosyo-kulturel-faklilik-uyumu-guclestiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 14:46:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Eş]]></category>
		<category><![CDATA[eşler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyo kültür]]></category>
		<category><![CDATA[titizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2672</guid>
		<description><![CDATA[Evliliğin ilk yıllarındaki sorunların çoğu eşler arasındaki sosyo-  kültürel farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Kişilerin sosyo- kültürel düzeyleri; nasıl yaşadıklarını, nasıl davrandıklarını, hangi ortamlarda bulunduklarını, boş vakitlerini nasıl değerlendirdiklerini, nerede eğlendiklerini ve tabi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Evliliğin ilk yıllarındaki sorunların çoğu eşler arasındaki sosyo-  kültürel farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Kişilerin sosyo- kültürel düzeyleri; nasıl yaşadıklarını, nasıl davrandıklarını, hangi ortamlarda bulunduklarını, boş vakitlerini nasıl değerlendirdiklerini, nerede eğlendiklerini ve tabi ki sosyal ilişkilerini belirler. Bu nedenle benzer sosyo-kültürel düzeyde olan çiftlerin <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a> ilişkilerinin daha uyumlu olması beklenmektedir.</div>
<div>Evliliğin sadece duygularla yürümeyeceğini kabul etmek gerek. Evlilikle devam edecek kadar ciddi olan ilişkilerde bireyler, öncelikle aralarında sosyo-kültürel farklılık olup olmadığına dikkat etmeliler. İçinde yetiştikleri aile ortamları birbirinden çok farklı olmamalı.</div>
<div>İlk aylar geçtikten sonra, eşler birbirlerinden çok farklı ortamlarda yetişmiş olduklarını anlayıp, diğerinin farklı yanlarını kendi doğru bildikleri ile değiştirme çabasına girişirse sonuç hiç de iyi olmaz. Bazı evliliklerde kadın, erkeğe kendi zevklerini, isteklerini kabul ettirmek için çaba harcar, erkek de kendi isteklerinin yapılması için direnir. İki taraf da kendini haklı çıkarma telaşına düşer. Bu durumda, eşlerin birbirlerinin içinde yetiştiği çevreyi tanımaya ve anlamaya çalışması ve onun farklılıklarına saygılı davranmayı öğrenmesi gerekir ancak bunu başarmak söylendiği kadar kolay değildir.</div>
<div>Eskilerin eş seçiminde, aile yapısını, yaşam koşullarını büyük bir titizlikle incelemeleri boşuna değildir. Günümüzde evliliklerin kısa ömürlü olmasında, eşlerin farklı kültürel çevrelerden ve aile ortamından gelmeleri önemli ölçüde rol oynamaktadır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/sosyo-kulturel-faklilik-uyumu-guclestiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Onu hiç tanıyamamışım”</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/%e2%80%9conu-hic-taniyamamisim%e2%80%9d.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/%e2%80%9conu-hic-taniyamamisim%e2%80%9d.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 14:45:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[aile içi demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[eş seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2670</guid>
		<description><![CDATA[Evlendikten sonra ilk sorun yaşandığında söylenen ve uzun yıllar boyunca tekrarlanan bir cümle vardır: “Onu hiç tanıyamamışım”. Amerikalıların bu konu ile ilgili bir sözü var: “Bir erkek evinde pijamasını giyip ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evlendikten sonra ilk sorun yaşandığında söylenen ve uzun yıllar boyunca tekrarlanan bir cümle vardır: “Onu hiç tanıyamamışım”. Amerikalıların bu konu ile ilgili bir sözü var: “Bir erkek evinde pijamasını giyip de, koltuğuna oturmadan onu tanıyamazsın”. Eşlerin birbirlerini gerçekten tanımaya başladıkça sıkça tekrarladıkları bir başka söz, “evlenmeden önce sen böyle değildin, çok değiştin, eski halini özlüyorum”. Tabi ki burada söz edilen değişim olumsuz yönde bir değişimdir. Peki evlendikten sonra insanlar gerçekten değişiyor mu? Yoksa evlenmeden önce karşı tarafa gerçek kişiliklerini göstermiyorlar mı? Evlenecekleri kişiyi etkilemek için rol mü yapıyorlar? Bu cevapların hepsi bir ölçüde doğrudur. Evlendikten sonra insanlar değişirler. Öncelikle ‘medeni hal’leri değişmiştir. Artık karşısındaki kişi sürprizlerle etkilemeye çalıştığı sevgilisi değil, ömür boyu beraber yaşamak üzere anlaşma yaparak, uzun bir yolculuğa çıktığı eşidir. Evlenmeden önceki heyecanın, coşkunun, nezaketin sürmesi beklenemez, sürmesi gerekmez de zaten. Eşler evlenmeden önce tanıdıklarını sandıkları sevgililerine evlendikten sonra ne olduğunu anlayamazlar ancak şunu bilmek gerekir ki, ilişkiler de canlıdır, yaşarlar ve değişirler. <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a> öncesi romantizm, incelik, hassasiyet belki bir ölçüde azalır ancak onların yerini, samimiyet, gerçek yakınlık, birlikte geliştirilen ortak bir dil ve sıcaklık alır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/%e2%80%9conu-hic-taniyamamisim%e2%80%9d.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik ve aile büyükleriyle ilgili problemler</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/evlilik-ve-aile-buyukleriyle-ilgili-problemler.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/evlilik-ve-aile-buyukleriyle-ilgili-problemler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 14:43:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Eş]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[problem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2668</guid>
		<description><![CDATA[Eşinizin ailesiyle de evleniyorsunuz!! Bazı gençler, evlenmek istedikleri kişilerin aileleri konusunda uyarıda bulunmak isteyenlere şöyle bir cevap verirler: “Ben onun ailesiyle değil, kendisiyle evleniyorum. Ailesinden bana ne”. Bu düşünceyle evlilik ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong><em>E</em></strong><span style="font-family: 'Arial CE';"><strong><em>şinizin ailesiyle de evleniyorsunuz!!</em></strong></span></div>
<div>Bazı gençler, evlenmek istedikleri kişilerin aileleri konusunda uyarıda bulunmak isteyenlere şöyle bir cevap verirler: “Ben onun ailesiyle değil, kendisiyle evleniyorum. Ailesinden bana ne”. Bu düşünceyle <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a> hayatına başlayanları acı sürprizler bekler. Kadın da erkek de, nikah defterini imzalarken, aynı zamanda yeni bir aileyle de iç içe yaşamayı kabul etmiş demektir.</div>
<div>Evlenirken, sadece karı &#8211; koca olacağınızı düşünüyorsunuz. Halbuki onunla hayatınızı birleştirirken, ailesiyle de evlendiğinizi çok sonra fark ediyorsunuz. Tam kendi ayaklarınızın üzerinde durmaya ve yeni ailenizi kurmaya başlamışken, hem ebeveynleriniz, hem de eşinizin ailesi evliliğinize müdahale etmeye başlıyor. Sık sık gelip gitmeleri, telefon açıp her ayrıntıyı merak etmeleri, her konuya müdahale edip, akıl vermeleri ve verdikleri aklı uygulamanızı beklemeleri, iletişimi güçleştirebilir. Daha gelenekçi bir yapıya sahip olduklarından, onlara giderken ya da onlar geldiğinde, kıyafetlerinize bile normalden daha fazla titizlik göstermeniz gerekebilir. Halbuki çoğunlukla, bunları kötü niyetle yapmadıklarını göz önünde bulundurarak, çözüm arayışında bulunurken çok dikkatli olmak gerekir.</div>
<div><strong>Ailelerin müdahaleleriyle ba</strong><span style="font-family: 'Arial CE';"><strong>şa çıkmak</strong></span></div>
<div>Yeni evliler için iki tarafın ailelerinin müdahaleleri soruna yol açabilecek konulardan birisidir. Aileler kendi evlilik deneyimlerini her fırsatta yeni çift ile paylaşmak isteyebilirler. Ancak, kendi ailesini kurmak için çaba gösteren çift bu durumdan rahatsız olabilir. Bir müddet sonra ne yapacağını bilemeyen genç çift arasında huzursuzluklar ve tartışmalar başlayabilir. Eşiniz kendi annesinin ve babasının üslubuna ve davranışlarına alışık olduğundan, onların müdahalelerinden sizin kadar rahatsız olmayabilir. Ancak unutmayın ki, aynısı sizin için de geçerlidir. Ailelerinizin müdahalesinden rahatsız olduğunuzu onları kırmadan söyleyebilmek hiç kolay değildir, ancak her zaman açık yürekli olmakta yarar vardır.</div>
<div><strong>‘Kay</strong><span style="font-family: 'Arial TUR';"><strong>ınvalideler gelinlerini sevmezler</strong></span><strong>’ mi?</strong></div>
<div>Kayınvalidelerin gelinlerini sevmedikleri, damatlarını her zaman el üstünde tuttukları söylenir. Bazı ailelerde bu sözleri doğrulayan olaylar yaşanır. Özellikle evi kayınvalide ve kayınpederinizle paylaşıyorsanız, ev düzeni, sofra alışkanlıkları, temizlik, vb. birçok konuda kendi ailenizdeki alışkanlıklarınızdan farklı yepyeni durumlarla karşı karşıya kalırsınız. Özellikle hayatınızı kontrol etmeye çalışırlarsa ve onların alışkanlıklarına uygun davranmanızı beklerlerse ne yapacağınızı bilemediğiniz anlar olabilir. Çünkü hem onları kırmak istemezsiniz, hem de kendi istekleriniz doğrultusunda davrandığınız zaman kırılacaklarını düşünürsünüz. Eşinizin ailesiyle bu tür problemler yaşamamak için mesafeli ama olumlu bir ilişki başlatın. Ancak yine de zaman zaman gerilimler yaşanabileceğini bilmelisiniz. Böyle durumlarda, rahatsızlıklarınızı içinize atmak ya da, “bu, eşimle benim hayatım, bu duruma katlanmak zorunda değilim” diye düşünmek yerine, bu durumu eşinizle birlikte değerlendirerek ortak bir karar vermek çok daha yapıcı olur. Aileler evliliğiniz için bazen bir tehdit gibi görünseler de, problemli zamanlarda tecrübelerine güvenerek hareket edin. Gerektiğinde onlardan yardım istemekten çekinmeyin.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sorunlari-evlilik/evlilik-ve-aile-buyukleriyle-ilgili-problemler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görücü usulu evliliklerin..</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/gorucu-usulu-evliliklerin.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/gorucu-usulu-evliliklerin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 14:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmak]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik kararı]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik teklifi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2666</guid>
		<description><![CDATA[Gelişen,erkek egemen olmaktan uzaklaşan,kadınların eğitiminin de en az erkek kadar önem kazandığı,aile kurumunda tarafların eşit söz hakkının bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz.Geçmişte hiçte hoş bakılmayan evlilik öncesi flört dönemi şu an ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişen,erkek egemen olmaktan uzaklaşan,kadınların eğitiminin de en az erkek kadar önem kazandığı,aile kurumunda tarafların eşit söz hakkının bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz.Geçmişte hiçte hoş bakılmayan <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a> öncesi flört dönemi şu an gerekli görülen,ailelerinde onay verdiği birşey oldu.<br />
İşin komik yanı bu evlilikler neticesinde ne olup olmayacağı önceden asla kestirelemiyor.Flörtle evlenip çok mutsuz olan çifler yanında görücü usulü ile evlenip <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a> bir evlilik sürdüren çiftlerde var.Yani görücü usulü sanılanın aksine sadece doğuda geçerliliği olan bire yöntem değil.Gayet modern üniversite eğitimi almış genç kızlardan da hala bu şekilde evlenenler olabiliyor.Siz hangisini daha yakın buluyorsunuz neden?<br />
Benim şahsi fikrim evlenmeden önce mutlaka çiftlerin birbirini tanıması yönünde.Ancak bu sürenin uzunluğu beni rahatsız ediyor.Evlilik gibi bir kurumla ilişkiyi kesinleştirmek gerektiğini düşünüyorum.Yada aile,çevre gibi dış etkenlere direnip çocuk sahibi olmak gerek bana göre.İnsan ister bekar ister evli olsun,birbirini nekadar severse sevsin ilk gün heyecanı kalmıyor bir süre sonra.Gayet monoton bir hayat başlıyor ve buda bizi kendimize tekrar düşündürme hissine kaptırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/gorucu-usulu-evliliklerin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Severek evlenmek.</title>
		<link>http://www.evliler.net/genel/severek-evlenmek.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/genel/severek-evlenmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 14:39:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[severek]]></category>
		<category><![CDATA[severek evlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2664</guid>
		<description><![CDATA[Her genç kızın ve her genç erkeğin küçük zamanlar içerisinde hepimizinde bildiği gibi kalplerinde ve hayellerinde bir sevgi tohumu oluşmaktadır.Günümüzde sylediğimiz çok güzel bir Ataszümüz mevcuttur; &#8220;Herkesin Gnlünde Bir Arslan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her genç kızın ve her genç erkeğin küçük zamanlar içerisinde hepimizinde bildiği gibi kalplerinde ve hayellerinde bir sevgi tohumu oluşmaktadır.Günümüzde sylediğimiz çok güzel bir Ataszümüz mevcuttur; &#8220;Herkesin Gnlünde Bir Arslan Yatar&#8221; gerçektende doğru ve bir o kadarda düşündürücü bir deyimdir.Küçüklükten başlayarak ve genellikle çılğın çağımızın olduğu 20 ile 23 yaşlarımızda kalbimizi birine mutlaka kaptırırız.Bu yaş ortalaması dahada küçük yaşlardada görünebilir.Şu anda Dünya&#8217;da en genç nesile sahip olan Türkiye ask, sevgi ve sevmek konusunda hemen hemen bir numara olarak bilinmektedir.Bunun nedeni ise modern çağımızda artık eski tarihlerden kalma bir çok geleneğimizin kayıp olması ve gençlerin özellikle ailelerinin bu tür olaylara karşı çıkmaması hem biz Türk milletini hemde seven kişileri <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a> etmektedir.  Artık her ne olursa olsun, gerçekten seven kişi karşışına ne engel ne amaç çıkarsa çıksın yenilmeyeceği hissine kapılmaktadır.Bu his sayesinde önünde hiç birşeyin duramayacağını ve tek engelin sadece ve sadece lüm olacağını önemsemesidir.Bu tür konularda aslında gençlerimiz u saçma, sapan olan hislere kapılmamalı, daha çözümsel ve aydınlatıcı yollara başvurmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/genel/severek-evlenmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilikte uyum</title>
		<link>http://www.evliler.net/genel/evlilikte-uyum.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/genel/evlilikte-uyum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 14:36:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte uyum]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2662</guid>
		<description><![CDATA[Evlilikte uyumu etkileyen birçok faktör vardır. Eşler arasında uyum ne kadar yüksekse, evliliğin o kadar sağlıklı olduğu söylenebilir. Sağlıklı bir evlilik nasıl olur? Sağlıklı bir evlilikte eşler, birbirleriyle uyum sağlayabilecek, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >Evlilik</a>te uyumu etkileyen birçok faktör vardır. Eşler arasında uyum ne kadar yüksekse, evliliğin o kadar sağlıklı olduğu söylenebilir.</div>
<div><span style="font-size: medium;"><strong><em>Sa</em></strong></span><span style="font-family: 'Arial TUR'; font-size: medium;"><strong><em>ğlıklı bir evlilik nasıl olur?</em></strong></span></div>
<div>Sağlıklı bir evlilikte eşler, birbirleriyle uyum sağlayabilecek, sağlam bir denge kurabilecek ve birbirlerini tamamlayabilecek özelliklere sahiptirler. Bu özellikler:</div>
<div>• Yaşamın anlamı, idealler, değerler, inançlar ve amaçlar konusunda uyum,</div>
<div>• Ruhsal uyum,</div>
<div>• Fiziksel ve cinsel uyum,</div>
<div>• Eşin kişisel özelliklerini kabullenebilme ve saygı gösterebilme yeteneği,</div>
<div>• Ailenin işlevleri ve gerekliliği konusunda inanç, kararlılık ve irade,</div>
<div>• Eşlerin her biri konumları, işlevleri, hak ve sorumlulukları konusunda açık ve net bir anlayışa sahiptirler.</div>
<div>• Eşler arasında ve eşlerin diğerleriyle olan ilişkilerinde geçerli olacak kurallar belirlenmiştir.</div>
<div>• Ortak kararlara uyulmaması halinde hangi sonuçların ortaya çıkacağı eşler tarafından açık ve net olarak bilinir.</div>
<div>• Aile içinde fiziksel, sözlü, duygusal ya da ekonomik şiddet asla söz konusu olmaz.</div>
<div>• Organizasyonel bir yapı olan ailede de bir hiyerarşi söz konusudur. Aileyi ilgilendiren önemli kararların alınmasında, aile bireylerinin her biri, konumlarına ve işlevlerine göre kararlara katılım sorumluluğunu üstlenirler.</div>
<div>• Eşler, fikirlerini, duygularını, isteklerini ve eleştirilerini, herhangi bir korku ve kaygıya kapılmadan ifade edebilirler.</div>
<div>• Eşler, kendi davranış ve tercihlerini, birbirlerinin hak ve yetkilerini çiğnemeyecek şekilde belirleme hakkına ve ‘kendi’leri olma özgürlüğüne sahiptirler.</div>
<div>• Çatışmalı durumlarda, eşlerin empatik yaklaşım geliştirme, çatışma çözme ve uzlaşma becerileri gelişmiştir.</div>
<div>• Eşler, kendi yaşamsal planlarıyla, evlilik ilişkisi arasında ölçülü bir bağ kurabilme becerisini gösterebilirler.</div>
<div>• Birbirlerinin yaşamsal özgürlüklerine ve sorumluluklarına, gelişim fırsatlarına müdahale etmeden destekleyici ve tamamlayıcı bir çabayı ortaya koyabilirler.</div>
<div>• Samimiyet, dürüstlük, açıklık becerileri yanında sevgi, şefkat ve merhamet duyguları da yeteri kadar gelişmiştir.</div>
<div>• Yaşamsal zorluklara ve krizlere karşı direnç geliştirmişler ve yeterli donanımı edinmişlerdir.</div>
<div><span style="font-size: medium;"><strong><em>Sa</em></strong></span><span style="font-family: 'Arial TUR'; font-size: medium;"><strong><em>ğlıksız bir evlilik nasıl olur?</em></strong></span></div>
<div>Sağlıklı evliliklerde karşılaştığımız durumların tamamen tersiyle karşılaşırız. Yaşam tamamen tersine döner ve olumsuz durumlardan, bozulan dengeden sadece eşler değil, ailenin yakın çevresindeki herkes belirli bir ölçüde etkilenir.</div>
<div>• Eşler arasında evliliği olumsuz etkileyen hatalı ilişki biçimleri kullanılır.</div>
<div>• Eşler savunma mekanizmalarını ve hatalı düşünce biçimlerini daha fazla kullanırlar.</div>
<div>• Çatışmalar sık yaşanır, çözümsüzlükler fazladır.</div>
<div>• Eşlerin birbirlerine karşı olan güvenleri, hoşgörüleri ve anlayışları azdır.</div>
<div>• Eşlerin birbirlerine karşı sevgi, şefkat ve merhamet duyguları yerine, öfke, saldırganlık, nefret, tahammülsüzlük ve incinmişlik duyguları vardır.</div>
<div>• Kurallara ve normlara uyma isteği ve becerisi azdır.</div>
<div>• Sorunların gerçek kaynakları yerine, ilgisiz nedenler ve durumlar üzerinde durulur.</div>
<div>• Eşler birbirlerini ve kendilerini duygusal olarak izole ederler, uzaklaşırlar.</div>
<div>• Sevgi ve paylaşım ilişkilerinin yerini kölelik ve bağımlılık ilişkileri alabilir.</div>
<div>• Eşler sorunların çözümünü birlikte aramak yerine dışarıda (işte, hobilerde, gece hayatında, alkolde, evlilik dışı ilişkilerde) arayabilirler.</div>
<div>• Eşlerin davranışsal, duygusal ve ruhsal dengeleri giderek bozulur.</div>
<div>• Sorunlar ve çatışmalar arttığında ve uzun süre çözülemediğinde, eşlerde davranış ve uyum problemleri veya psikiyatrik sorunlar ortaya çıkabilir.</div>
<div>• Evlilik dağılmaya ve parçalanmaya doğru gidebilir.</div>
<div><span style="font-size: medium;"><strong><em>Evlilikte sorunlar ya</em></strong></span><span style="font-family: 'Arial CE'; font-size: medium;"><strong><em>şandığında başvurulan hatalı davranış örüntüleri nelerdir?</em></strong></span></div>
<div>Evlilikte çeşitli nedenlerle sorunlar yaşadığında sıklıkla başvurulan hatalı davranış örüntüleri vardır. Şu şekilde birkaç tanesini sıralayabiliriz:</div>
<div>1. Eşten uzaklaşma,</div>
<div>2. Eşle çatışmaya girme,</div>
<div>3. Sorunları yok sayma, kendi haline bırakma</div>
<div>4.Sorunları çözme girişiminde bulunmak yerine, sorunlardan kaçmak için farklı alanlara yönelme (iş, hobiler, eğlence, yeni çevreler),</div>
<div>4. Eşlerin kendilerini feda ederek ilişkilerini korumaya çalışmaları.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/genel/evlilikte-uyum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik Sözcüğü</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sozcugu.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sozcugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 12:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[sözcük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2658</guid>
		<description><![CDATA[EVLİLİK SÖZCÜKLERİ ÖNCE Sevgilim bana karşı çok anlayışlı. Birbirimizi dinliyoruz. Hayatımda en çok destek aldığım insan. Çocuk sahibi olmayı isteyebileceğim tek kişi. İnsanlar evliliklerinde neden geçinemezler anlamıyorum. Bir sorun olursa ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">EVLİLİK SÖZCÜKLERİ</span></span></p>
<p>ÖNCE<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Sevgilim bana karşı çok anlayışlı.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Birbirimizi dinliyoruz. Hayatımda en çok destek aldığım insan.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Çocuk sahibi olmayı isteyebileceğim tek kişi.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>İnsanlar <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a>lerinde neden geçinemezler anlamıyorum. Bir sorun olursa konuşulur ve çözülür, olur biter.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Erkek arkadaşım için annemle tartıştım hatta onları karşıma aldım, çünkü o buna değer.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Çok sorumluluk sahibi bir erkek, beni evden alır evime bırakır.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Benimle o kadar ilgili ki geçen gün bir şey istedim. Ertesi gün onu bana almış sürpriz yaptı. Çok düşünceli biri.. <span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Aramızda telepatik bir şey var, geçen gün canım bir şey çekti ve ona bunu hissetmişçesine bana alıp getirmiş. Ruh ikiziyiz.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Birlikte çok eğleniyoruz, onunlayken zaman dursun istiyorum.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>O kadar <a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a>yum ki nazar değecek diye çok korkuyorum, inşallah değişmez.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Tam evleneceğim insan.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Onu çok seviyorummmmmm.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p><strong>EVLİLİK SIRASINDA</strong><span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Anlaşamıyoruz.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Değişir diye bekledim. Ama her defasında ‘ben böyleyim’ diyerek kestirip attı. <span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Çocuklar için katlanıyorum.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Önceden böyle değildi, değişti!<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Ailesini benden daha çok önemsiyor.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Her kavgada hep beni suçluyor.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Sorumsuz adam.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Dırdırcı kadın.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Benimle ilgilenmiyor artık.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Bütün gün konuşmak için onu bekliyorum.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Paylaşmıyoruz, paylaşamıyoruz.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Eşim iyi bir adam ama&#8230;ya da Eşim iyi kadın ama&#8230;<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Birlikte vakit geçiremiyoruz.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">SONA YAKIN VE SON </span><span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>İlk defa bu kadar büyük bir kavga ettik.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Bu gece eşim salonda yattı.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Yardım almayı teklif ettim kabul etmedi ‘ git sen tedavi ol senin ihtiyacın var tedaviye’ dedi.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Ayrılacağım, ama çocuklar etkilenecek.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Ayrılacağım ama ayrılamıyorum, düzenim bozulacak.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Çok uzun zamandır cinsel ilişkimiz yok. Onun bütün duygularını öldürdüğümü söylüyor.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Artık her söylediği batmaya başladı.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Son haftalarda dikkatimi toparlayamıyorum, uykularım bölünmeye başladı.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Annem ‘bırak bu adamı yaşamına bak , gel biz sana bakarız, arkandayız’ diyorlar.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Ailem ‘oğlum o kadından sana hayır gelmez zaten evlenmeden önce biz sana söylemiştik’ dediler.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Bütün suç onda, tabii ki bende de hata var ama!<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Zaten en kıymetli zamanlarım bu evlilik yüzünden geçti gitti, bu adam/kadınla geçirdiğim zamana acıyorum.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Daha evlenmeden zaten bazı şeyler sezmiştim ama konduramadım, o zamanlar gençtim anlayamadım.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p><strong>Boşanamıyorum devam da</strong><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">edemiyorum<strong><span style="color: #ff6600;">, </span><span style="color: black;">çıkmazdayım</span><span style="color: #ff6600;">.</span></strong></span></span></p>
<p>İnsan boşanmak için evlenmez ki.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Yukarıda belli bir zamandan sonra ilişkiye yatırım yapılamayan bir evlilikte yaşanan süreç üç aşağı beş yukarı bu şekildedir.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Peki bir evliliğin başlangıcı ile devamında gerçekleşen değişim nereden kaynaklanır.İnsanlar neden oldukça iyi niyet ve yoğun bir istekle girdikleri bu süreçte ivme olumsuz yönde aşağı doğru gitmeye başlar.İlk başlarda birbirlerine yoğun atıflarda bulunan bireylerin duygularına ne olur düşüncelerini ne değiştirir.En büyük kuvvet ,destek,sevgi nesnesi olan partnere karşı duygular neden bu olumsuz yöne gider.</p>
<p>Sevgim kalmadı! Sevgim bitti?Eskisi gibi hissettmiyorum ona karşı? Zaten biliyordum evlilik aşkı öldürüyor? İmza atıldıktan sonra her şey bitiyor ifadesinde keramet gerçekten evlenmekte mi? Bitmekte olan ve biten ilişkilerin katili gerçekten aşk mı?</p>
<p>Evlilik sorumluluktur deriz ama her şeyi söylediğimiz gibi onu da sadece söyleriz.<br />
Evlilikte karşımızdakini değiştirmek ya da değiştirmeye çalışmak bizi uzlaşmaya ya da dah iyi bir evliliğe mi götürür? Yoksa tek düze olan yaşantının başlangıcı mıdır? İnsanlar evliliklerde tekdüze olan sıradanlaşan bir ilişkiden şikayet ederler aslında,o ilişkiyi sıradanlaştıran da insanlardır.</p>
<p>Birbirimizi anlayamıyoruz?Amaç birbirimizi anlamak mı ?Kendi doğrularımızı kabul ettir mekmi? Anlaşamamak ifadesi kendi doğrulşarımızı kabul ettirme mücadelesinin sonunda yaşanan tükenmişliktir.Anlaşmak hem fikir olmak değil;Farklılıklarımızı kabul edebilmektir.<br />
<span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"><br />
Hem gündelik yaşantıda sık sık kullandığımız aynı anne babdan gelen kardeşler bile anlamıyorlar deriz hemde farklı iki aileden,farklı geçmişleri olan ve farklı cinsiyetlere sahip olan iki kişi olarak farklılıklarımıza rağmen anlaşamadığımızın sıkıntısını yaşarız.<br />
Ve aile büyüklerinin şu ifadesi işi daha da karmaşıklaştırır; ‘Neden anlaşmıyorsunuz ,konuşarak tanışarak evlenmediniz mi?</span></span></p>
<p>Ve çoğu zaman eşlerden duyduğumuz şu iafde de ayrı bir çelişkidir; ‘Artık değişmeyeceğini anladım ondan bir beklentim kalmadı’.Yani eşlerden birisi değişmeyince beklentide bitiyor ta ki bir daha ki krize kadar bu arada ilişkide yokuş aşağıya inmeye başlıyor.</p>
<p>Değiştirmek ‘benim gibi olsun’ ,hatta ‘aynı olalım’ ‘benim gibi düşünsün’,’benim gibi yaşaşın’&#8230;.o zaman kavgalar biter ve tam uyum sağlanacak zannedilir.Yani farkında olmadan çıkmaz üstüne çıkmaza girilir.Peki beklentilerimizin kalmadığı bir ilişki devam eder mi?Ederse nereye kadar devam eder? Gideceği nokta değişmesini çok bekledim,değişmesi için çok çaba sarf ettim noktası da yokuşun bitişi tekrar kısır döngüde yeni bir düzliğün-tekdüzeliğin ve nihayetinde bekkleme solanunun içinde devam eder.Ve orada dah çok bekleriz.Bekleme salonunda hesaplaşma devam eder ama ‘bir ara değişeceğini söyledi,sonra eski hamam eski tas oldu’.</p>
<p>Bizler ne istediğini bilen insanlarız sadece nasıl ne kadar ve kimden ne isteyeceğimizi bilmeyiz:Bu da farklı cinsiyetleri,farlı düşünceleri kabul etmek ve sindirme konuundaki reddetmelerimizdir.Bunlar evlilik öncesi dönemde müstakbel eşimizle ruh ikizi olma isteğimizle ilgildir.Evlilik öncesinde hayaller daha baskındır.Evlendikten sonra her şeyin değişmesi ise hayallerin gerçek yaşantı ve bir ilişki içinde birbiri ile örtüşmemesidir.</p>
<p>İmzayı attıktan sonra her şey bozuldu,değişti.Ulaşılamaz olan her zaman merak uyandırır.<br />
<span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"><br />
Siz daha önceden hiç gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz ve sonunda gittiğiniz bir yere sonsuza kadar tekrar tekrar gitmek ister misiniz?</span></span></p>
<p>Çoğu insanın hayalinde var olan deniz manzaralı evde fazla değil aylar geçtikten sonra siz o hayalerinizi süsleyen deniz manzarasını hala dikkatinizi çekeceğini düşünüyor musunuz?</p>
<p>Evlilik aşkı öldürür! Katil olan aşk mı yoksa bunu sürdürme konusunda enerjisi biten sizler misiniz? Ya da aşk evliliği öldürürken biz neredeydik.<span style="font-family: Arial;"></span></p>
<p>Şimdiki aklım olsa evlenmezdim.Yine evlenirdiniz ama şimdiki aklınızla değiştirmek yerine, onu farklı biri olduğunu sizin gibi olmayacağını kabullenirdiniz.Emeğinizi senaryolara,kurgulara,kaygıları besleyen düşüncelerine değil ,ilişkimi nasıl farklılaşatırabilrim,nasıl renklendirebiliriz,o deniz manzarasını kanıtsanmaya mahkum etmeden nasıl algılarınızla diri tutacağınıza verirdiniz.Duygularınızı zamanın etkisinde tozlanmadan ve sonrasında paslanmadan nasıl parlatabieceğinizi düşünürdünüz. İlişkinizin zamanın gerisinde bırakmadan yaşamak dışarıda heyecan aramalarınızı bırakırdınız.<span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;"><strong>Bakarsan mutlu bir evlilik akışına bırakırsan alışkanlığa dönüşür.</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evlilik-sozcugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞAMIN ESASI İLİŞKİ</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/yasamin-esasi-iliski.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/yasamin-esasi-iliski.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 12:24:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[esas]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2654</guid>
		<description><![CDATA[İYİ BİR İLİŞKİNİN ESASLARI Yaşamın esası ilişkiler üzerine kuruludur.İlişkiler sadece ihtiyaçların karşılandığı yapılar değil aynı zamanda doyurucu yaşantının temeldir.İyi bir ilişki bireyin kendisini tanımasından,kendi özelliklerini bilmesinden geçer.Bu özellikleri anlamak bireyin ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İYİ BİR İLİŞKİNİN ESASLARI</span></span></p>
<p>Yaşamın esası ilişkiler üzerine kuruludur.İlişkiler sadece ihtiyaçların karşılandığı yapılar değil aynı zamanda doyurucu yaşantının temeldir.İyi bir ilişki bireyin kendisini tanımasından,kendi özelliklerini bilmesinden geçer.Bu özellikleri anlamak bireyin ihtiyaçlarını anlamasını, isteklerinin farkında olmasını ,ihtiyaçları doğruştusunda bir ilişki kurmasını sağlar.İyi ilişkilerin kriterleri evrensel olmakla birlikte bireylerin kendilerinin kattıkları bir takım özelliklerle şekillenir ve inşa edilir.İyi ilişkiler her iki tarafın ihtiyaçları,arzuları ve özelikleri ile bezenmiştir.Ve bireylerin ortak çalışmalarının ,yatırımlarının ürünü olup zengin bir karışımdır.İlişkileriniz ihtiyaçlarınızı karşılıyor mu, size ait özelikleri barındırıyor mu? Yoksa içinde bulunduğunuz ilişkide başkasının ihtiyaç ve arzularını mı yaşıyorsunuz?</p>
<p>1) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ HER İKİ TARAFIN KATKIDA BULUNMA ŞANSININ OLDUĞU BİR YAPIDIR.</span></span></p>
<p>İlişki, içindeki bireylerin özeliklerinden kuruludur. Bir ilişki içerisinde yaşanan temel problemlerden biri de bencilliktir. Alan tarafın menfaatleri üzerine yapılanmış, bir diğerinin sürekli verdiği ilişkilerde belli bir süreç sonunda olumsuzluklar başlayacaktır. Biri almaya odaklanırken diğeri vermeye odaklanacak ve zamanla ilişkinin doğasına aykırı olan bir durum ortaya çıkacaktır.</p>
<p>2) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ HER İKİ TARAFIN GEREKTİĞİNDE KENDİSİNİ DEĞİŞTİRMEYE HAZIR OLDUĞU BİR YAPIDIR.</span></span></p>
<p>İnsanlar ilişkilere her ne kadar kendi özelliklerini bildiklerini iddia ederek girseler de eksiklikler, doyumsuzluklar ve bazı bencil isteklerle girerler. Bireyler kimsenin mükemmel olmadığını bilme duygularıyla hareket ederek ve büyümenin ilişkiler içerisinde de gerçekleşebileceğini kabul ettikleri takdirde değişime hazırdırlar. Değişime hazır olunmadığı durumlarda da eleştirmek, suçlamak değişimin yerine geçer ve iyi ilişki kurma ve devam ettirme şansı kaybolur. Suçlamak, yargılamak yerine değişimi kabul eden bireylerin oluşturduğu ilişki güçlü, iç ve dış etkenlere dayanıklı ve kalıcı olur.</p>
<p>3) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ HER İKİ TARAFINDA HATALARINI KABUL ETMEYE HAZIR OLDUĞU BİR YAPIDIR;</span></span></p>
<p>Hatalarını kabul etmek konusunda korkmayan bireyler,hatalarını savunma yapmadan ya da en az savunma ile itiraf ederler.Unutulmamalıdır ki köklü ve samimi ilişkiler savunmaların ve suçlamaların en az olduğu ilişkilerdir.Hatalarını kabul eden bireyler bu hataların düzeltilmesinde birlikte hareket eder,birlikte çalışır ve ortak çözüm üretirler.</p>
<p>4) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ HER İKİ TARAFINDA KARŞISINDAKİNİ DİNLEMEYE HER ZAMAN HAZIR OLAN BİREYLERDEN OLUŞAN BİR YAPIDIR:</span></span></p>
<p>İyi bir ilişkide her iki tarafında iyi bir dinleyici olduğu ilişkidir. Dinlemek anlamaya hazır olmakla ilgilidir.Çünkü dinlemek her iki tarafında birbirine verebilmek adına fırsat yaratan bir durumdur.Karşı tarafı dinleme ,anlama ve nihayetinde vermeye hazır olmakla karateristiktir.Genelde kötü ilişkiler dinlemek yerine konuşmak,bağırmak,eleştirmek ve yargılama üzerine kuruludur.Yani almak üzerinedir.Bireyler genelde dinlemekten çok konuşmayı ve kendilerini dinletmek konusunda ısrar eder ve bunu dayatır üstelik kendisi dinlemek istemez.</p>
<p>5) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ BİREYLERİN BİRBİRLERİNİ DESTEKLEDİĞİ BİR YAPIDIR;</span></span></p>
<p>‘Ne ekersen onu biçersin’ sözünden hareket ederek, ilişki içerisinde kendi ihtiyaçlarından önce karşısındakinin ihtiyaçlarına öncelik tanınması gereken bir durumdur. Neticede zaten her iki tarafında ihtiyacı aynı anda giderilmiş olur.Kendi ihtiyaçlarına bencilce odaklanmak hem ihtiyaçların tam anlamıyla giderilmesini engeller hem de karşı tarafı rencide eder.</p>
<p>6) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ BİREYLERİN BİRBİRİNE KARŞI AÇIK VE DÜRÜST OLDUĞU BİR YAPIDIR;</span></span></p>
<p>Yanlış anlama ve yanlış anlaşılma temel ilişki sorunlarından biridir.Yanlış anlama ve anlaşılmalar bireylerin birbirlerine açık olmamalarıyla ilgilidir.İletişim açık ve dürüstlükten ne kadar uzaklaşırsa ilişki o kadar çıkmaza girer ve sorunlar çığ gibi büyür.</p>
<p>7) <span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: x-small;">İLİŞKİ BİREYLERİN BÜTÜNLEŞMESİNDEN OLUŞAN YAPIDIR;</span></span></p>
<p>Söyledikleri ve yaptıkları arasında tutarsızlığın olmadığı bireylerden oluşan ilişkiler i ilişkinin güven ayağını oluşturup ilişkinin zeminini güçlendirir ve sarsıntılara karşı dayanıklı kılar.Güvenin var olduğu ilişkilerde ilişki içinde ki bireylerin bütünleşmesini sağlar.Sağlıklı ayrılmaz ve birbirine saygılı bir iletişimin yolunu açarlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/yasamin-esasi-iliski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evliliğin Psikolojik Dinamikleri</title>
		<link>http://www.evliler.net/evlilik/evliligin-psikolojik-dinamikleri.html</link>
		<comments>http://www.evliler.net/evlilik/evliligin-psikolojik-dinamikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 12:23:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Evlilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evliler.net/?p=2650</guid>
		<description><![CDATA[Aile kavramını ilkokulda “en küçük sosyal yapı” ya da “toplumun en küçük birimi” olarak öğrendik. Bizim kültürel kodlarımızda çok büyük önem atfedilen aile, bu basit tanımın içine sığmayacak kadar karmaşık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aile kavramını ilkokulda “en küçük sosyal yapı” ya da “toplumun en küçük birimi” olarak öğrendik. Bizim kültürel kodlarımızda çok büyük önem atfedilen aile, bu basit tanımın içine sığmayacak kadar karmaşık bileşenlere sahiptir. Aileyi bu denli kutsayan kültürümüz, son yıllarda boşanma sayılarında görülen patlama ile ironik bir tablonun içine düşmüştür. Bu ironik tabloya salt matematiksel bir perspektiften bakarsak elimizde çözümü olmayan bir paradokstan başka bir şey kalmaz. Bu durumu reel bir bakışla tasavvur etmek, daha bütüncül bir bakışı zorunlu kılmaktadır. Öyleyse şimdi biraz matematikten sıyrılıp, “aile” fenomeninin iç dinamiklerini anlamaya çalışalım.<br />
İnsanlara “neden evleniyorsunuz?” sorusunu yönelttiğimizde şaşırtıcı derecede çok farklı cevaplar almaktayız. “Neslimin devam etmesi için”, “<a href="http://www.evliler.net"title="mutlu" >mutlu</a> olmak için”, yalnızlıktan sıkıldığım için”, “hayatımın düzene girmesi için”, “cinsel bir partnerimin olması için”, “yaşlılığımda bakımımı sağlayacak birinin olması için”, “toplumsal kurallar belli bir yaşta evlenmeyi öngördüğü için” bu cevaplardan sadece bir kaçıdır.</p>
<p>Bu soruyu daha can alıcı bir soru takip eder. İnsanlara “evleneceğiniz kişiyi neye göre seçersiniz?” sorusunu yönelttiğimizde yine çok farklı cevaplar karşımıza çıkmaktadır. Evleneceği kişinin güzel olması, becerikli olması, zeki olması, eğitimli olması bir çok insanın ortak beklentisidir. Ancak bazı cevaplar vardır ki üzerinde mutlaka düşünülmesi gereklidir. Burada detayları farklılıklar arz etmekle beraber iki temel yaklaşımdan söz edebiliriz.</p>
<p>Bir grup insan sevdikleri ya da aşık oldukları insanla evlendiklerini söylerler. Peki insan kime ve neden aşık olur? Onlarca yüz arasından neden bir tanesi seçilir ve o yüze aşık olunur. Bu sorunun arka planındaki psikolojik örüntü aşk şiirlerine, sinema filmlerine sığmayacak kadar çok malzeme barındırır ve bir o kadar da karmaşıktır.<br />
Elbetteki aşk gibi çok naif ve çok insani bir duyguya haksızlık yapmak istemem. Ancak bir gerçekliği anlamamız, evliliğin mekanizmasını daha kolay anlayabilmemizi sağlayacaktır.</p>
<p>Birisini çok sevdiğini, ona aşık olduğunu söyleyen birine onun nesini sevdiği sorulduğunda şairane bir yaklaşımla “nesini sevdiğimi bilmiyorum. Bilirsem zaten bu aşk olmaz” cevabını almamız olasıdır. Nitekim asırlardır dillere destan olan Leyla ile Mecnun hikayesinin bir yerinde birisi Mecnun’a sorar. “Aşkıyla yandığın, uğruna çöllere düştüğün Leyla da bu muymuş? Sen bunun için mi bu kadar cefa çektin? Oysa hiç güzel değil.” Mecnun cevap verir: Siz ona bir de Mecnun’un gözüyle bakın…</p>
<p>Mecnun haklıdır. Çünkü herkesin bir Leyla’sı vardır. Herkes hayatı boyunca o Leyla’yı arar. Bu seçimin insanın bilincinde olduğu bir mantık silsilesiyle açıklanamayacağı bilgisi hurafe değildir. Ancak bu eksik bir bilgidir. Her Mecnun bir Leyla arar. Ama her Leyla her Mecnun’un içinde bir yere dokunduğu için onlarca Leyla arasından seçilir. Aynı şekilde her Mecnun da her Leyla’nın içinde bir yere dokunur. O dokunulan yeri bilinmezliğinin yarattığı “büyülü” duruma da “aşk” denir.</p>
<p>Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, insanın eş ya da partner seçimi o güne kadar biriktiregeldiği psikolojik altyapıyla sanılandan daha fazla ilgilidir.<br />
Şimdi perspektifimizi biraz daha genişletelim. Her insan bir duygusal döngüde yaşar. Basitçe formülize etmek gerekirse; bir uyaran gelir insanda bir duygu tetikler. İnsan bu duygusunun sonucunda bu etkiye bir tepki verir. Bu tepkinin sonucunda yeni bir uyaran gelir ve yeni bir duygu tetiklenir. İnsanlar bu duygusal döngüyü mentalize edemediklerinde sistem tıkanır ve soluk psikoterapi odasında alınır. Psikoterapide yaptığımız iş aslında tam olarak, kişiye cüruf olarak kabul edilen reel durum yerine hayatını kilitleyen duygusal döngüyü fark etmesini sağlama işidir.</p>
<p>Bir kişinin döngüsü bile bu kadar çok değişkene bağlıyken ve bunu fark etmek kimi zaman yıllar alırken iki kişi bir araya geldiğinde oluşan yeni duygusal döngüyü çözümlemek çok daha kaotik bir iştir.</p>
<p>İki insanın olduğu yerde de bir duygusal döngü vardır. Üçüncü insan sisteme dahil olduğunda az öncekinden farklı yeni bir duygusal döngü oluşur. Bunu salata metaforuyla şöyle açıklayabiliriz. Yedi malzemeli bir salatanın bir tadı, bir kokusu vardır. Cımbızla karalahanaları seçip çıkartırsanız kalan altı malzemenin yeni bir tadı, yeni bir kokusu olur. Geriye kalan altı malzemeli salataya maydanoz eklerseniz oluşan yeni yedi malzemeli salata yeni bir tat ve yeni bir kokuya sahip olur ve az önceki yedi malzemeli salatadan farklı bir tat ve koku olur.</p>
<p>İnsanların duygusal döngüleri de böyle işler. Burada gözden kaçırılmaması gereken en önemli ayrıntı şudur. Birden fazla insanın birlikteliğinden oluşan duygusal döngü, o kişilerin tek tek duygusal döngüleriyle doğrudan ilgilidir.</p>
<p>İşin bu kısmı keyifli bir bulmaca doldurmaya benzer. Hangi duygusal döngü, hangi duygusal döngüyle bir araya gelirse nasıl bir yeni duygusal döngü oluşur?<br />
Anlaşılır olması açısından abartılı bir örnekle bunu biraz açmaya çalışalım. İki insan düşünelim. Biri dayak atmayı, biri dayak yemeyi seviyor olsun. Bu iki insanın döngüsü birbirini tamamlar ve dairesel bir hareket oluşturur. Sağlıklı değildir fakat işleyebilir bir döngüdür. Bu iki insan yıllarca bir arada yaşayabilir.</p>
<p>Bu abartılı örnekten sonra tezimizi bir de klinik tabloyla açıklamaya çalışalım. Bize eş terapisi için başvuran Bay A. ve Bayan S. çifti bir buçuk yıllık evli olmalarına rağmen cinsel ilişkiye giremiyorlardı. Ancak bize başvuru sebepleri cinsel ilişkiye girememek değildi. Çünkü böyle bir dertleri yoktu. İlerleyen seanslarda derinliğine çalışmaya başladığımızda Bay A’nın kronik erken boşalma sorunu olduğunu, Bayan S’nin ise vajinismus olduğunu gözlemledik. Seans odasına irili ufaklı onlarca sorun getiren bu çiftimiz, cinsel ilişkiye girememeyi bir sorun olarak bile görmüyordu. Evliliğin ilk birkaç gününde ilişkiye girmeyi denemişler, Bayan S. kendini sıkmış, Bay A. “heyecandandır” diye zorlamaya çalışmış, ancak cinsel organlar birbirine temas eder etmez Bay A. boşalmış. Birkaç denemeden sonra bir daha denememeye karar vermişler. Böylece herkes mutlu olduğu için çözüm aramaya gerek yok. Hayatın başka alanlarında sorun çıkmasaydı bu çiftimiz bu sorun için bize belki de hiçbir zaman başvurmayacaktı. Çünkü bu iki insanın tek tek döngüleri bir araya geldiğinde; sağlıksız fakat işleyebilir yeni bir döngü oluşmuştur.</p>
<p>Bu iki insanın cinsellik parametresi bakımından işleyebilir diye nitelendirdiğimiz döngüsü, bir otomobilin bir köprülü kavşaktan bir ana artere ahenkle bağlanması gibidir. Nitekim bir otomobille bir köprülü kavşaktan bir ana artere bağlandığınızda, birden bire solunuzda beliren diğer otomobillerle, sanki kilometrelerdir yan yana seyrediyormuşçasına ahenkli bir katılım sağlarsınız. Bu ahenk varsa yıllarca sorunsuz bir birliktelik sürdürülebilir. Yani o yolda binlerce kilometre yan yana gidilebilir.<br />
Ancak bazen bir mühendislik hatası sonucu köprülü kavşak ana artere ters taraftan bağlanır. Siz ana artere güvenle bağlandığınızı düşünürken koca koca kamyonların üzerinize geldiğini görürsünüz. Ahenkli bir katılımın sağlanamadığı bu durum, iki döngünün işleyebilir yeni bir döngü oluşturamadığını açıkça göstermektedir.<br />
Somut olayda Bay A. sorunsuz iken Bayan S. vajinismus olsaydı birkaç başarısız denemeden sonra Bay A. isyan edecek ve bu sorun için bize başvuracaklardı. Yani döngülerin birbirini tamamlamadığı hatalı bir köprülü kavşak oluşacaktı. Bu köprülü kavşağı yıkıp yeniden yapmak ve ahenkli bir katılım sağlamak dışındaki hiçbir çözüm gerçek bir çözüm değildir. Bu mühendislik hatasını ortadan kaldırıp yeniden yapılandırma işine çift ya da eş terapisi denir.</p>
<p>Şimdi kafaları biraz daha karıştırmak için meselenin diğer boyutuna gelelim. Şu ana kadar birbirini seven ya da birbirine aşık olan iki insanın, duygusal döngülerinin birbirlerini nasıl kilitlediğini irdelemeye çalıştık.</p>
<p>Sevdiği ya da aşık olduğu insanla evlendiğini söyleyenler gibi evleneceği kişinin kendi aile yapısına ve alt kültürüne uygun olmasına dikkat ettiğini söyleyenler de vardır. Başka bir grup ise hem seveyim hem de aileme uygun olsun düşüncesi içerisindedir.<br />
Evlenmek ciddi bir iştir. Bir insanla ömrünün geri kalan kısmını birlikte geçirmeye karar vermek insan hayatında verilebilecek en zor karardır. Hayatın geri kalan kısmı o insanla geçirilecektir. Banyo, tuvalet, yatak, televizyon kumandası ve daha bir çok şey o insanla paylaşılacaktır. Her akşam eve gelindiğinde o insan görülecektir. Dahası iki yıl sonra yenilenecek otomobil, beş yıl sonra kredi çekip alınacak ev, önümüzdeki yıl yapılması düşünülen çocuk ve daha pek çok şey bu insanla planlanacaktır. Bazen anahtar içeride unutulduğu için gece yarısı çilingir çağrılacak; depremler, trafik kazaları, yangınlar birlikte göğüslenecektir. Tüm bunları yapacağınız kişi hayatınız boyunca seçebildiğiniz tek kişidir. Zira annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, dayınızı, amcanızı; hatta çoğu zaman doktorunuzu, öğretmeninizi, komşunuzu da siz seçmezsiniz.</p>
<p>Normal şartlarda bir insan seneye boşanmak üzere evlenmez. Hal böyle olunca bütün ömrün geçirileceği insanı seçerken insan, doğası gereği minimum risk almak ister. Bu minimum risk arayışı onu kendisine benzeyen kimselere yöneltir. Yani matematik diliyle ifade etmek gerekirse maksimum benzerlik eşittir minimum risk. İnsanın bu arayışının görünen ve görünmeyen nedenleri vardır.</p>
<p>Doğu toplumlarında iki insan birbiriyle evlenmez, iki sülale birbiriyle evlenir. Yani yazının başında bahsettiğimiz duygusal döngüleri tek başınıza yaşayamazsınız. Sizin teyzeniz vardır, onun dayısı. Sizin amcanızın oğlu, onun halasının kızı. Sizin düğününüz, onun cenazesi. Sizin kandiliniz, onun bayramı… Dolayısıyla bütün hayatınız boyunca evlendiğiniz kişinin her şeyiyle muhatap olursunuz. Bu durumda evlendiğiniz kişi ne kadar “sizin gibi” ise günün birinde bir krizin patlak verme ihtimali o kadar az görünür. Bu tek başına eksik bir bilgidir. Bize eş terapisi için başvuran çiftler arasında çok sayıda birbiriyle aynı zamanda yakın akraba olan çift vardır. Maksimum benzerlik tek başına bir şeyleri çözseydi, yakın akrabalar arasında gerçekleşen bu <a href="http://www.evliler.net"title="Evlilik" >evlilik</a>lerde her şeyin güllük gülistanlık olması beklenirdi. Demek ki başka bir şey var.</p>
<p>İşte o başka şeye kısaca “birey olmak” diyebiliriz. Bizim kültürel kodlarımızda evlilik öncesi ebeveynlerin “onay”ı, hatta çoğu zaman “izin”i alınır. Bu bizi biz yapan, diğer toplumlardan ayıran hoş bir ritüel olarak da kabul edilebilir. Ancak kişiler “birey” olamadıkları için aldıkları karara bir “ortak” bulmak maksadıyla bu ritüeli gerçekleştirdikleri zaman burada er ya da geç sorun çıkar.</p>
<p>Bize başvuran çiftlerin seans odasına en çok getirdikleri sorun da eşin ailesiyle yaşanan uyum problemleridir. Karşınızda 30 yaşında, 35 yaşında bir insan oturmaktadır. Ama biyolojik yaş kaç olursa olsun zihnen annesinden ayrışamadığı için evlilik ilişkisi başta olmak üzere sağlıklı ikili ilişkiler kuramamaktadır. Yani köprülü kavşak ana artere tersten bağlanmıştır. Karşınızda zihnen ebeveyninden ayrışmış iki “birey” yoksa bu mühendislik hatasının giderilmesi de ne yazık ki işe yaramayacaktır. Burada aynı zamanda bu köprülü kavşağın yapıldığı yerin zemin etüdü de yapılmalıdır.</p>
<p>Yani kişiler tek tek “birey” yapılmadan ve kendi kişisel döngüleri gözden geçirilmeden iki kişinin oluşturduğu duygusal döngünün konuşulması havanda su dövmek gibidir. Yani zemin sağlam değilken köprülü kavşak ne kadar mükemmel olursa olsun iyi bir yapıdan söz edemeyiz. Dolayısıyla gerçek bir eş ve aile terapisinde öncelikle bireylerin ayrı ayrı terapi olmaları çok önemlidir. Yani ortada iki “birey” olmalı ki ikisinin sorunları konuşulabilsin.</p>
<p>“Birey olmak” diye iki kelimeye sığdırmaya çalıştığımız şey ise çoğu insanın sandığı gibi toplumsal normlarla kavga edip aykırı düşmek ve toplumca “deli” vs. gibi sıfatlarla anılmak değildir. Tersine birey olan kişi sağlıklı ikili ilişkiler kuracağı için etrafıyla barışık hale gelir.</p>
<p>Birey olmak geleneksel yapıyla kuru bir inada girişmek değildir. Birey olmak demek ayaklarını realiteye sağlam basıp, sağlıklı ilişkiler kurarak, kimseyle kavga etmeden, herkesi realiteye davet etmek demektir.</p>
<p>Sözgelimi bizde mezhepler arası evlilikler genelde yürümez. Sadece eşlerden birinin Alevi olduğu, birinin Sünni olduğu; ramazan ayında sahur ve iftar saatleri nedeniyle değişen yemek saatleri yüzünden kızılca kıyametin koptuğu en az beş çift hatırlıyorum. Burada hatalı olan ne bu mezhepler, ne bu mezheplerin ritüelleri ne de öteki dışsal faktörlerdir. Hatalı olan iki tarafın tek tek duygusal döngülerinin, yani ilişki kurma master kalıplarının yanlış şekillenmiş olması, yani köprülü kavşağın kurulu olduğu zeminin bozuk olmasıdır.</p>
<p>Biri Alevi, biri Sünni olup ramazan aylarını çok sağlıklı bir şekilde geçiren onlarca çift tanıyorum. Demek ki bu zemin istenirse sağlıklı hale gelebilmektedir. Bütün mesele doğru bir uzmanın, doğru bir ortamda ve doğru bir yöntemle duruma müdahale etmesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evliler.net/evlilik/evliligin-psikolojik-dinamikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

